aradan koskoca 4 yıl geçmiştir.ve bu koskoca dört senede çok şey değişmişti ve artık hiçbirşey eskisi gibi değildir.yıllardır birbirini dost hatta kardeş gibi gören aslı ve efe sevgili olmuşlardır.(ama bu aşamalardan bahsetmiycem meraak etmeyin!
deniz ise kimseye haber vermeden amerika 'dan dönmüştür.efe'nin evine gider.içinde tarifi imkansız duygular vardır!zili çalar!
efe:kim bu ya?sabahın köründe?
kapıyı açar.
ve karşısında deniz vardır.gözlerine inanamaz
deniz:kardeşim!
efee.. de.... denizz!
şaşkınlığı bir türlü geçmez!
deniz:oğlum iyimisin sen?
efe:şey şaşırdım.
deniz:gel buraya
efe ve deniz sarılırlr!
deniz efe'yi sımsıkı sararken ,efe ise tedirgin ve şaşkındır ve çok isteksizce sarılır.
deniz:beni içeri almayacak mısın?
efe şaşkın ve donuk bir ses tonuyla
efe.:geç tabi!
efe ve deniz sohbete başlarlar .deniz amerika'dan bahseder.neler yaptığını anlatır.
efe içten içe ''inşallah onu sormaz diye dua ederken...
deniz:aslı nasıl?
efe belli belirsiz bir sesle
efe:iyi!
deniz:bu kadar mı?
efe:iyi işte çalışıyor.
deniz:oğlum sen görmeyeli harbi tam öküz olmuşsun.tamam şaşırdın da yeter artık yani!
efe:sen bana bakma ya!ee sende sabah sabah anca bu kadar oluyor!neyse deniz sen yat ,benim dükkana gitmem lazım.
deniz:ne yani onca senedir görüşmedik beni bırakıp gidiyosun ha?
efe:ya gerçekten önemli bir işim var,öyle olmasa bırakırmıyım?
deniz:tamam tamam hadi git bende yatayım biraz!
efe dışarı zor atar kendini!hızlı adımlarla aslı'nın evine gider!(aslı kendi evine çıkmıştır)
kapı çalar
aslı:efe ne oldu ya,ne bu suratın?
efe içeri girer.
aslı bulaşık yıkıyordur.
aslı:söylesene ne oldu?
efeeniz döndü.
aslı'nın elindeki bardak yere düşer.
aslı: ne dedin sen?
efeönmüş işte dönmüş!
aslı:bizi söyledin mi?
efe:söyleyemedim.nasıl söylerim?
aslı:napıcaz peki?
efe:bilmiyorum.
ertesi gün
aslı okuldadır.
deniz okul çıkışında onu bekler.
aslı okuldan çıkar.
deniz:aslıııııııı!
aslı'nın kalbi sanki yerinden çıkacak gibi çarpar!bir zamanlar deli gibi sevdiği çocukluk aşkı karşısındadır.nasıl bakacaktı onun yüzüne,nasıl söylerdi efe'yle olduğunu?
deniz:merhaba!
aslı:merhaba!
deniz:hoşgeldin demiyecek misin?
aslı ürkek bir ifadeyle
aslı:hoşgeldin!
deniz:bu saç sana çok yakışmış.zaten güzeldin böyle dahada güzel olmuşsun!
aslı:saol.
uzun süre sessizlik olur.
aslı:deniz bak benim dersim var gitmem gerekiyor,sonra grüşürüz.
aslı hızlı bir şekilde sınıfın içine girer.sınıfta kimse yoktur.duvara sırtını verir,diz çöker.kalbine ve göz yaşlarına engel olamıyordur artık.nasıl bu hale geldiler?ne olacak şimdi?bütün bu sorular aslı'nın beynini kemiriyordu.
aradan 1 hafta geçer.ve hala deniz'in haberi yoktur.
efe ve aslı bunu söylemenim doğru olacağını düşünüp söylemeye karar verirler!
efe:bunu ben söylemeliyim.benden duymalı!
aslı:benimde yanında olmamı istermisin?
efe:hayır!ben onun yanına gidiyorum.sonra görüşürüz!
1 saat sonra evde;
efeeniz seninle konuşmam gereken birşey var!
deniz:tamam ama önce benim sana söylemek istediklerim var.
efe:ne oldu?
deniz:merak etme kötü bişey değil.
efe.anlatsana!
deniz:efe !ben aslı'yı hala çok seviyorum bunu onu görünce dahada iyi anladım.
efe'nin korktuğu sözleri söyler deniz,oysaki duymak istedikleri bunlar değildir.deniz unuttuğunu söyleseydi beki herşey onlar için daha kolay olacaktı.
deniz devam eder.
deniz:efe düşünsene 4 yıl ayrı kaldık ve ben hala ona ilk günkü gibi aşığım.
efe:benden ne istiyosun?
deniz:ya bişey sorucam?
efe yüzüne bakar.
deniz:benden sonra sevgilisi oldumu aslı'nın?
efe içinden ;nasıl derim benim diye ,emanetine böyle mi sahip çıktım diyecem,allah kahretsin seviyormuş!napıcam?
deniz:efe..efee.. iyimisin sen?
efe:hııı..iyiyim.
deniz:ee söyesene oldumu birileri.
telefon çalar.efe tel.e bakar.bir telefon çalmasına insan sevinir mi?efe'nin bir anlık kurtulşu olmuştu.
efe:beni acil çağırıyolar sonra konuşuruz
deyip evden çıkar ve soluğu okulda aslı'nın yanında alır.
efe:söyleyemedim.
aslı:neden*?
efe duraksar deniz'in hala onu unutamadğını söylemek istemez.
aslı:efe ben çok tedirginim,çok huzursuzum.bir an önce öğrenmeli.buna hakkı var!efe aslı'ya sarılır.
akşam efe aslı'yı okuldan almaya tekrar gelmiştir.
deniz'de aslı'nın okuluna konuşmaya gider.
efe:nasılsın?
aslı:kötüyüm.bak efe ne olur konuşalım deniz'le.çok kötü şeyler olacak!
bu arada deniz onları görür.ama yine aklına bişey gelmez.çükü onlar dosttur o efe'nin kuzusudur o kadar!
efe aslı'nın çok üzüldüğünü görüp aslı'nın çenesinden tutup öne eğilen başını kaldırır.
efe:sana söz veriyorum herşey geçecek.
deniz'de onlara doğru yürüyordur.
tam öpmek için eğildiği sırada deniz'in geldiğini görürler.
deniz'de onları!
deniz adeta başından kaynar su dökülmüşcesine baka kalır.inanamaz,bu olamaz!bir rüya olmalı!nasıl yaparlar bunu?
deniz adeta donup kalmıştı.hani bütün beyazların hepsi kararmıştı bir anda!
efe deniz'e doğru yürümeye başladı,deniz'se efe'nin geldiini görünce arkasını dönüp koşmaya...
efe deniz'in peşinden...aslı ise onların hızına yetişemiyordu.
efeeniiiiiiiiiz!
deniz daha da hızlı koştu.sonra durdu.
efe'de soluk soluğa yanına geldi.
efeeniz bak açıklayabilirim.sana söyliyecektik.
deniz bağırmaya başladı.
deniz:neyi söyliyecektiniz ya?sen emanete nasıl sahip çıktığını mı?hııı?yoksa en yakın arkadaşının sevdiği kızı elinden aldığını mı söyliyecektin?neyiiii?
efeeniz bak...
deniz sözünü kesti.
deniz:sen benim dostumdun be dostum,kardeşim!
deniz konuştukça öfkelendi.
deniz:sana ben aşkımı emanet ettim.
yumruğunu sıktı.
deniz:böyle mi sahip çıktın?
dedi bağırarak ve efe'nin yüzüne bir yumruk salladı.efe geriye doğru düştü.şaşkın ve yedii yumruğun acısı ile yerden yeniden kalktı.
deniz öfkesine hakim olamıyordu.
deniz:onu ben çok sevdim,bunu en iyi sen biliyodun.nasıl aşık olduğumu,ayrıldığımda nasıl canımın yandığını sen biliyodun ama herşeyi bilmene rağmen ,onunla sevgili oldun.
deniz bir tane daha yumruk attı.
efe yine düştü,zor bela ayağa kalktı.dudağının yan tarafı kanadı.
denizse konuşmaya devam etti.
deniz:nasıl yaptın lan bunu bana?nasıl yaptın?
bir yumruk daha...
efe yine kalktı.ama ağzının her tarafı kan olmuştu.
deniz hızını alamıyordu.
deniz:onu ben seviyorum anladın mı?ben!
dedi tam bir yumruk daha atmak için elini kaldırdığında efe elini tuttu.
bağırarak
efe:yeter!ben sevmiyorum mu sanıyosun.hemde çok seviyorum.en yakın arkadaşımı ,dostumu karşıma alacağımı bile bile seviyorum.senin karşında böyle kalacağımı bile bile seviyorum.
efe sakinleşti.
efe:beni anlamanı beklemiyorum.bunu kabullenmenide.ama şunu bil ben onu çok seviyorum.
deniz bağırdı.
deniz:suuuuuuuus!duymak istemiyorum.sen onu sevemezsin!o benimdi.benim sevgilimdi,benim aslım'dı.biz neler yaşadık,ne mücadeleler verdik.gerçek aşkı yaşadık biz onunla!
efe: sen onu bırakıp gittiğinde onun yanında ben vardım.aslı okulu bırakacağında onun yanında ben vardım.aslı'nın babasının paraya ihtiyacı olduğunda onun yanında ben vardım.sen nerdeydin?ya mine'nin yanındaydın ya da sinemadaydı aklın!ben onun gözünden akan iki damla yaşa dayanamazken sen onu aldattın ve gittin.
deniz öfkeyle efe'nin omuzunu itti.
efe:sen utanmadan karşımda nasıl bunları söyleyebiiyosun.?hıı?ikinizede yazıklar olsun.
deniz efe'nin gözlerine kin ve öfke dolu bakışlarla bakarak
deniz:benim için bittiniz ikinizde.bir daha sakın benim karşıma çıkma sakın!
deniz arkasını dönüp hızlı adımlarla efe'nin yanından uzaklaştı.
bu arada aslı onlar kadar hızlı koşamadığı için onların kavgasına yetişememişti.geldiğinde ise deniz çoktan gitmişti.
aslı:efe,iyimisin?
efe:iyiyim.
aslı korku dolu bakış atarak
aslı:kavga mı ettiniz?
efe başını salladı.
aslı:hepsi benim yüzümden,allah kahretsin!herşeyi mahvettim
efe:saçmalama,senin suçun değil bunların hiçbiri!
sevmek suç değildir aslı!
aslı başını öne eğdi.
deniz öfkeyle eve gelmişti.içeri girdi yatağa uzandı.bütün duyguları yerle bir olmuştu.kin,öfke,nefret,aşk,dostluk....
tam bu sırada kapı çaldı.
gelen mine idi.
mineeniz ne bu surat?
deniz:sen biliyomuydun?
mine:neyi?
deniz:aslı ve efe'yi.
mine:biliyordum tabi!
deniz:niye söylemedin?
mine:onun gerçek yüzünü senin görmeni istedim.bana tercih ettiğin kızın ne olduğunu görmeni istedim.işte melek aslı bu?
deniz:inanamıyorum mine ya?nasıl yaparlar bunu bana nasıl?
mine:eee hayat süprizlerle doludur.oysa ben hala sana gittiğin gün gibi aşığım.
deniz:mine bunları konuşcak havamda değilim anladın mı?
mine sustu.ama bu durum mine'nin deniz'e giden yolda kullanacağı çok güzel bir kozdu.bunu iyi kullanmalıydı.ve onu tekrar elde etmek için bişeyler yapmalıydı.
mine mutlu bir şekilde deniz'in yanından ayrıldı.
deniz'in ilk yapacağı iş te efe'nin evinden ayrılmaktı.eşyalarını topladı ve evden çıktı.bir otele yerleşti.bir süre sonrada bir ev tuttu.
aslı'nınsa içi hiç rahat değildi.deniz'le mutlaka konuşmalıydı.ona bunu kendiside açıklamalıydı.deniz'in yeni tuttuğu evin adresini su'yun yaptığı bir tel. görüşmesi sırasında duymuştu.(su aslı-efe ilişkisini kabullenmiş ,eskisi gibi olmasada aslı ve efe ile görüşüyordu.)
aslı utanarak ve korkuyla zili çaldı.
deniz kapıyı açtı.
şaşkınlıkla
deniz:senin ne işin var burda?
aslı:girebilirmiyim?
deniz konuşmadan elinle içeriyi gösterdi.
aslı içeri girdi.
deniz:evet seni dinliyorum,niye geldin?
aslı:bana neden diye sormayacakmsın?
deniz:hayır
aslı:neden?
deniz:senin efe'yi nasıl sevdiğini duymak istemiyorum anladın mı?
aslıeniz bak,herşey birdenbire gelişti.yani ben çok yanlızdım,seni özlüyordum..
deniz sözünü kesti.
deniz:aslı daha fazla konuşma istersen?
aslıeniz ama...
deniz:aslı yeter!
deniz'in gözleri öfke ve aşkla buğulanmıştı.
sesini yükselterek
deniz:ben sen mutlu ol diye ,sana daha fazla acı vermiyeyim diye buradan gittim.ve orda kaldığım 4 sene boyunca gözlerim ne bir kız gördü ,dudaklarım da ne bir kızın ismini söyledi.tek gördüğüm kız sendin,tek söylediğim isim aslı'ydı.
gözlerindeki buğulanma giderek yoğunlaştı deniz'in sesini alçaltarak,
deniz:aslı sen benim sabahları,geceleri günün her saati düşündüğüm tek şeydin.unutmadım seni.hep birgün döndüğümde beni affedeceğin hayalini kurmak benim orda tutunduğum tek sebepti.
aslı bu sözler karşısında çoktan gözünden damlalar süzülmeye başlamıştı.
deniz devam etti.
deniz:ama bilseydim geldiğimde bunu göreceğimi keşke dönmeseydim hatta keşke ölseydim de görmseydim sizi öyle.
aslı deniz'in elini tutmaya çalıştı.deniz sert bir şekilde elini çekti ve öfkesi daha ağır bastı.
deniz:ama biliyomusun bunların hiçbirine değmezmişsin,hem de hiç.sen o tanıdığım aslı değilsin.benim için hiçbir şeysin.
aslı ağlayarak
aslıeniz sözlerinle canımı acıtıyorsun.
deniz acı dolu bir gülümsemeyle
deniz:inan bana benim şu anda çektiğim acı kadar acıtmıyordur..
deniz sakince
deniz:şimdi lütfen burdan git..
aslı deniz'e baktı fakat deniz gözlerini ondan kaçırıyordu.
aslı ağlayarak evden çıktı.gözyaşları sel gibi akıyordu aslı'nın.ayakta duramıyordu sanki.merdiven korkuluklarından tutunarak güç bela aşağıya indi.ve bir taksiye binip evine gitti.
deniz ise gözyaşlarını sildi.evet söylemşti artık onun için bir hiç olduğunu!bu sözler onu rahatlatmıştı ama ya kalbini?
aradan geçen zaman içinde mine fırsatları gerçekten iyi değerlendirdi.deniz'in geçirdiği bu zor zamanlarda hep yanındaydı.adeta deniz'in iyilik meleği rolünü üstlenmişti.deniz ise aslı'yı unutmanın yolunu mine olarak görüyordu ve mine deniz'in bu yaşadıklarını ,deniz ise mine'yi kullanıp sevgili oldular.ve belkide bu durum ikisi içinde aslı'dan alınacak bir intikamdı.
bulunulan her ortamda aslı ve efe'nin karşısına çıkmak için uğraşıyorlardı.deniz aslı'nın canını acıtmak istiyordu.ve her bir araya geldiklerinde tatsız konuşmalar öfke dolu,kin dolu bakışlar ortamı geriyodu.yine birgün ayşe teyzenin verdiği bir davette bir araya geldiler.(ayşe teyze aralarının kötü olduğunun farkındaydı ve düzeltmek için uğraşıyordu.)
mine:sizde mi geldiniz?
aslı:merak etme senin için değil ayşe teyze için geldim o çok ısrar etti.benim üstümde çok emeği var onu kıramazdım.
yemek masasında deniz bir yandan aslı'ya bakarken mine'ye ''canım şunu uzatırmısın?hayatım biraz daha çorba koyarmısın ''gibi sözlerle kıskandırma isteğini iyicene belli ediyordu.
ayşe :osman bey biraz yavaş iç şu çorbayı boğulacaksın.
osman:karışma sen!
ayşe:ya çocuklar ne diyorum biliyomusunuz?
herkes ona baktı.
ayşe:hep beraber urla'ya gitsek,oraları çok özledim.hem dostlarıda ziyaret etmiş oluruz.
deniz'in bulmak istediği fırsat bu sözlerdi ve hemen lafını esirgemedi efe'ye bakarak.
deniz:boşver ayşe teyze ne dostu ya?
ayşe:niye oğlum.
birazda onların dost olduğunu hatılatmak istercesine,
ayşeostluk dünyanın en güzel şeyidir.
deniz:ben inanmıyorum dotluğa falan!öyle birşey yok!yalan bunlar,hikaye!dostum dediğin insanlar en büyük kazığı atanlardır.ben birtek bunu anlarım dosttan!
efe ters ters baktı deniz'e!
deniz efe'nin bakışını fark ederek devam etti
denizost bildiklerin en adi çıkanlardır.
efe deniz'e sert bir şekilde
efe:ağır ol deniz!bunun yeri burası değil.
aslı ise çok tedirgindi.deniz'in her sözü bıçak gibi saplanyordu adeta kalbine!
ayşe:çocuklar sakin olun!
ayşe ve osman sakinleştrmeye çalıştıkları sırada aslı'nın telefonu çaldı.
aslı:aloo!anne!
aslı:neee?
aslı elinden telefonu yere düşürdü.
ayşe:ne oldu aslı?
efe:aslı ne oldu?
herkes aslı'ya bakıyordu merakla!
aslı:babam......babam ölmüş dedi ve yere yığıldı.herkes koştu ,aslı'yı efe kucakladı ve kanepeye yatırdı.
herkes üzgün ve şaşkındı.aslı ayıldığında hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.
aslı:babacıııııım!babacıııım!beni ona götürüüüüüüüüüüüüün!
herkes evden telaşla çıkıp osman'ın arabasıyla bir kısmıda otobüsle urla'ya gittiler.efe ve mine hariç .efe 'nin abisi dış görevdeydi ve hamile olan yengesinin de aynı gece sancısı tutmuştu.hastaneye götürülmesi gerekiyordu.ayşe aslı'nın yanında bir sürü kişi olacağını onun yengesiyle kalması gerektiğini söylemişti.aslı zaten efe'nin gelip gelmeme konusunu düşünecek durumda değildi.mine ise aslı için zaten birşey yapmak istemezdi.o yüzden evde kaldı.
bu ölüm haberi bir hayatı sonlandırırken acaba aslı ve deniz için bir başlangıç olabilirmiydi?
aslı deniz ve diğerleri ertesi gun urladaydı sabah olmustu deniz de dahil herkez otobuste uyumustu otobusun şefi urla yolcuları geldik demişdir ayşe teyze herkez uyanmıstır ve inmişlerdir ama aslı yoktur deniz telaşlı gozleriyle aslıyı arar. ama aslı yoktur ayese teyze telaşlanır :deniz oglum aslı yok ne yapacagız deniz:ayse teyze hafıze ablayı arayalım der ve hafıze ablayı ararlar. ayse teyze :alo hafıze aslı yok hafıze:telaşlanmayın ayse hanım aslı yanımda dayanamayıp erkenden gelmiş ayse teyze : ama biz aynı otobusdeydik hafıze:o otobusten erken inip taksiyle gelmiş biz sizi cenazaede beklioruz der hafızenın ne kadar uzgun oldugu yuzunden bellidir ayse teyze ve digerleri cenzeye gelir imam ezan okumaktadır deniz aslıya bakar aslı aglıodur aradan bir hafta geçer urladadırlar hala efe ise ist aslıyı merak ediodr ayse teyze:adi biz bugun gidioruz bilet aldık der aslı:ben urlada kalıcagım der herkez itiraz etseede aslı orada kalmak ister ve kalır herkez oto. duragına gelirdeniz aslı gelmeyecegi için çok uzgundur. ayse teyze herkez otobuse biner denizde binecekken telini aslılarda unuttugnu hatırlar ve otobusu durdurup aslılara gider kapıyı çalar kapıyı aslı açar aslı:deniz sen ne işin var burada deniz:telimi unuttumda der aslı teli getirir tam o sırada deniz aslıyı dudagından oper aslı şaşırır ve kendine gelince sen neyapıorsun deniz deniz:aslı ozur dilerim kendimi tutamadım der. ve hemen aslıya hoscakal aslı senden şunu bilmeni istiyorum ben seni hep sevdim hep sevecegim der aslı bişi demez deniz duraga kosar ama ne yzaıkki otobus gitmmişdir denizde urlada kalır aradan 1 hafta geçer deniz markete ekmek almaya gider tabii deniz urlada aslılarda kalıodr işte dediğimgibi ekmek almaya gider bi yandanda dalgındır cunku aslıyla ne zaman barıscaklarını dsunuodur aslı annesine anne deniz nerede der annesi:kızım deniz ekmek almaya gitti der aslı:hmm tamamda parasını burada unutmus der hafıze:aaaaa kızım kos ver yeni çıktı zaten der aslı isteksiz olsada parayı alır ve evden kosarak çıkar deniz yuruodur markete dogru tam o sırada aslıda denizi gorur denizzzzzzzzzzz diye bagırır deniz arkasını donerken ileriden bir yuk kamyonu gelmedtedir aslı kamyonun denize dogru geldini gorunce denizzzzzzzzzz diye bagırarak kosar aslı denizin yanına geldiği anda kamyon ikisinide ileriye ucurur aslı ve deniz olmuslerdir ama o gun herkezin inanamadıgı bişi vardır aslı ve deniz kamyonun çarpmasıyla yere ucar ama yerde el eledirler. elleri birbirlerine kenetlenmişdir bu da olseler bile ayrılmayacaklarını gosterir evet sorucaksınız efe ve mineye ne oldu mine yaptıgı kotulukleri anlar ve artık iyi biri olur ve efe ve mine sevgili olurlar su ise efe ve m****nin sevgili olması karrsısında konagı terk eder ve uzaklara gidiodur boylece bi kavak yellerii efsanesi sona erer yazar
yazar:ozan dilber